End of Nations Alpha İncelemesi

OG-site-YT-banner
Bu arada ismi duyduğunuz anda Efsane oyun Rise of Nations’ın aklınıza geldiğinden eminim.

End of Nations’ı gördüğüm daha doğrusu stüdyosunu gördüğüm anda, bana o hasret kaldığım strateji oyunlarının keyfini tekrar yaşatacağını hemen hissettim. Lakin oyunun daha çıkmadığı öğrenmemle bu hayalim başta suya düşmüş olsa da, 4-5 ay önce başvuru yapmak için doldurup gönderdiğim o uzun mu uzun formdan “ Alphaya hak kazandınız” mesajını almamla Alpha test sürümüne katılma şansı yakaladım.  Yapımcılığını Petroglyph Games’in üstlendiği efsanevi stüdyo Westwood’un devamı. EA Westwood’u kapatıktan sonra Westwood daki tüm ağır toplar Petroglyph Games’te toplandığını da söyleyeyim de oyunun arkasındaki ekibin tecrübe ve beceresini sizlere tek çırpıda anlatmış olayım!

Westwood strateji türünün mucidi ve en iyi temsilcisidir.

İncelemeye başlıyorum ancak bunun bir alpha sürümü olduğunu ve bu sürüm üzerinden grafik ses gibi unsurların iyi değerlendirilemeyeceğini belirtmek isterim.

Alphadayken grafikler böyleyse bir de tam sürümde nasıl olur.

Oyun öncelikli olarak başarılı bir indirme paneline sahip hele ki Tribes Ascend’e çile çektikten sonra böyle bir panel bana ilaç gibi geldi. Ayrıca oyunun boyutuda çok büyük değil, temmuz 2012 itibariyle 4.5 gb olan client boyutu, ilerleyen zamanlarda büyüyebilir. Oyun müthiş bir hikaye videosuyla başlıyor ve End of nations, senaryo kısmıyla da çok iddialı. Öyle ki senaryosu daha şimdiden birçok ödül aldı. Şimdi o hikayeye bir göz atalım.

Dünya sonuna hazır. Ya sen?

21. yüzyılın ortalarına doğru dünyada kaynaklar azalmış yiyecek bulmak zorlaşmıştı. Tam bu sırada 2. Dünya Savaşında Fransız direnişinde bulunmuş Pierre Frenay Birleşmiş Miletlerin koridorlarında dolanıyordu. 2. Dünya Savaşında Nazilerin elinde savaşın dehşetini gören bu adam Birleşmiş Miletleri bu haliyle bir işe yaramayacağı düşünüyor ve kendine ihanete uğramış gibi hissediyordu. BM’nin koridorlarında hareket ederken aklında bir tek fikir vardı; Tüm bağımsız hükümetleri devirmek ve dünyadaki tüm gücü Birleşmiş Milletlerin elinde toplamak. BM’nin koridorlarında hızlı ve emin adımlarla yürüyen bu adamın kuracağı “Düzen”, adımları gibi hızlı ve emin ilerleyecekti. Order of Nations savaşlara son veriyor yiyecek bulamayan kişileri doyuruyordu ama bunun karşılığı olarak özgürlük alıyordu. Özgürlüğü istenen İngiltere Lordlar Kamarası Başkanı Mary Dickinsen ve onun gibiler özgürlüklerini kaybedeceklerine hayatlarını kaybetmeyi seçtiler. Etrafına bir çok kişi toplayan Mary Dickinsen savaşların en tehlikeli cephesi olan “Özgürlük Cephesi”ni açtı. Lakin bir çok kişi “Düzen”i doğru buluyordu sadece birkaç kişi “Düzen”deki yönetimden memnun değildi. Bu kişiler ebedi sessizliğe mahkum ediliyordu. Bunlardan biride Doğu Avrupa’nın denetlenmesinden sorumlu Donald Poule’du. Bu duruma çok kızan oğlu Robert Poule “Düzen”nin derhal değişmesi gerektiğine inanıyor bunun için bir gölge gibi sessizce çalışmalar yapıyordu. Onun gibi düzeni sevmeyen bir çok komutanında arkasına alan Robert iç çemberden de Saabaal Dasgupte’yi de müttefiki yaptı. Ve “Gölge Devrimi”ni gerçekleştirdi. Lakin “Gölge Devrimi”nin amacı “Düzen”i değiştirmek değil “Düzen”in başına geçmekti bu yüzden “Özgürlük Cephesi”ne karşı çıktılar ve savaşa girdiler bu savaş “Gölge Devrimi”nin büyümesini engelleyecekti. Ve savaş içinden çıkılamayacak bir hale geldi.

Shreder güçlü ve atik. Favorilerimden.

Gördünüz gibi hikaye muazzam, ayrıca hikaye anlatımı ortamla uyum sağlayarak bizi savaş alanından uzakta ordularını kontrol eden bir general gibi hissettiriyor. Giriş sinematiğini de izledik sıra karakterimizi oluşturup savaşa başlamakta. Shadow Revolation veya Liberation Front‘tan birini seçiyoruz. Liberation Front ağır ve güçlü birliklerle etrafı yerle bir ederken Sahadow Revolation hızlı ve güçsüz birlikleriyle her an saldırı yapabiliyor. Bunlarda birini seçtiğimizde, bunların da kendi içlerinde iki kolu olduğunu görüyoruz.  Liberation Front’ta Spartan ve Pariot, Shadow Revolation da ise Wraith ve Phantom bulunuyor. Pariot hafif, güçlü ve canı az birlikleri ve dolu tamir yeteneğiyle karşımıza çıkarken Spartan ise ortalığı yakıp yıkıyor. Ortalığı yakıyor derken gerçek manada yakıyor ateş atma ve havan topuna sahip birçok ünitesi var ancak üniteleri çok yavaş. Oyunun en hızlısı diyebileceğimiz Wraith bu hızıyla çok refleksif bir oynayış gerektiriyor ve oynayabilen için karşında birlik bırakmıyor. Phantom ise kısmen ağır bir yapısı gizlilik özelikleriyle benim favorim. Oyun bu şekilde taş-kağıt-makas taktiği üzerine kurulmuş. Sırada her oyunda olduğu gibi Tutorial var. Eğer daha önceden Comand and Conquer: Generals oynadıysanız sisteme hemen alışıyorsunuz. Fazladan olarak ünitelerimizin güçleri kullanmak QWERT tuşlarını kullanıyoruz. Tutorialı bitirdiğimizde karşımıza oyunu oynadığımız sürece bizi karşılayacak olan kontrol paneli karşılıyor. Panel aslen hareketli bir dünya haritasından oluşuyor bu haritadan savaşların dumanlarını görebiliyoruz.  Oyunun panelleri de çok iyi hazırlanmış, altıgen teması işlenen paneller yeşil ve mavinin saydam tonlarıyla renklendirmiş ve daha önceden bahsettiğim general hissini pekiştiriyor. Hele arkadan gelen müzikler sizi rahatlıka gaza getirebiliyor. Müzikten bahsetmişken oyunun müziklerini benim için Akira Yamaoka kadar değerli olan Frank Klepacki yapmış. Kendisi efsane müziklerden Hell March‘ın bestecisi ve elektronik, orkestra, punk ve rock müziklerinin hepsini bir araya getirip harka eserler çıkaran bir adam. End of Nations da da harika bir iş çıkarmış. Bu müziklerle hemen kaşınıza ilk çıkan göreve atlıyoruz oyun alphada olduğundan pek kimse olmuyor ve bekletiyor. Ayrıca oyunda Camping modu var bu modda Order of Nations ile savaşıyoruz.  Birde ileriki zamanlarda gelecek olan 64v64 gibi haritalarda var. Bunlarda çeşitli modlarla süslenmiş, alanları almak düşman binalarını yıkmak gibi bu modların arasında sadece birkaçı. Bu haritalardan birini seçip oyuna giriyoruz.

Oyunun grafikleri bir harika.

Öncelikli olarak yükleme ekranıyla karşılaşıyoruz pek sürmüyor daha sonra ordunuzu seçiyorsunuz veya oyundan çıkıyorsunuz 20 saniye kadar bekledikten sonra aşağıdaki başlatma tuşuna basarak oyuna başlıyoruz ve karşımıza dijital bir şaheser çıkıyor. Evet oyunun grafikleri çok iyi ve detaylı modellenmiş, araçlar çıkardıkları ışıklarla birazda AA ile bir strateji oyunundan isteyebileceğinizden fazla kaliteli grafiklere sahip. Ayrıca fizikte harika, patlama olduğu ağaçların üstünden geçtiğimiz zamanlarda fiziğe oldukça uygun görüntüler meydana çıkıyor. Ve ünitelerimiz yer ile kavuşuyor ve size onları yönlendirmek kalıyor. Oyun ismindeki hem Strateji hem de MMO’nun hakkını veriyor. Oyunda yanınızdaki adamlarla hareket etmelisiniz. Örnek vermek gerekirse siz adamlarla savaşırken sizin adamlarınız bölgeleri teker teker ele geçiriyor ve düşman tek bir sayı bile almadan kaybediyor veya kaybeden dostunuza hemen birliklerinizden birkaçını yollayarak destek olabiliyor yada bir kaç turret dikerek müttefikinizin kazanmasını sağlayabiliyorsunuz. Oyunda sürekli birliklerinizi takip etmeniz gerekiyor çünkü düşman her an özel bir saldırı yapıp tüm birlikleriniz yok edebiliyor bu durumda acele bir şekilde beliren dairenin içinden kaçmanız gerekiyor. Doğru taktiği uygular ve takım halinde hareket ederseniz mutlaka kazanırsınız.

Team Fortress 2 F2P’in saygısını kurtarmıştı.

Savaşları kazandığımızda oyun bize bir miktar oyun parası veriyor. Bu parayla yeni üniteler alabiliyorsunuz veya üniteleri özeleştirebiliyorsunuz. Şimdi içinizden geçenleri duyar gibiyim bu oyunun Free to Play olduğunu ve mutlaka para kazanmak için bir çok değişiklik yapacakları ve para verenle para vermeyen arasındaki dengeyi kaybedeceğini düşünüyorsunuz. Kesinlikle haksızsınız çünkü yapımcı sadece ünitelerimizi özeleştirebileceğimiz eşyaları gerçek parayla satacağına dair söz verdi. Ayrıca  Team Fortress 2’nin Free to play modelinden de ilham aldıklarını söyledi. Bu son bilgiyle artık strateji tutkunlarının ağızlarının sularının aktığını görebiliyorum. Ancak strateji severlerin biraz daha beklemeleri gerekecek çünkü oyunun çıkış tarihi daha açıklanmadı. Ancak şimdilik oyunun 3 gün sonra aktif olacak kapalı betasına buradan başvurup, heyecanınızı bir nebze olsun gidebilirsiniz!

 

 

 

You might also like More from author

Comments

Yükleniyor...