Oyuncunun Projektörle İmtihanı!

OG-site-YT-banner

Eminim birçok oyuncu, elektronik mağazalarında veya katıldığı sunumlarda gördüğü projektör cihazlarıyla oyun oynama düşüncesini en azından bir kere aklından geçirmiştir. Bende birçok oyuncu gibi, projektörlerin kullanımına tanık olduğum konferans ve sınıf gibi yerlerde zihnimde hep ” Abi buna Xbox’ı bağlayacaksın, sonra sabahlar olmasın!” düşüncesi olurdu.

 

Şimdi sıra geldi, daha önce bu şekilde oyun oynamayan oyuncular olarak merakımızı gidermeye.

 

 

 

Geçtiğimiz ay LG tarafından bize inceleme için gönderilen taşınabilir projektör PB60G‘yi, bir donanım  sitesi olmadığımız ve projektörün de bir oyun ekipmanı olmaması sebeplerinden dolayı farklı bir şekilde incelemek istedik. 15 gün boyunca projektör cihazıyla PS3, Xbox 360 ve PC platformunda oyunlar oynadık, HD filmler izledik ve edindiğimiz deneyimleri bir dosya konusu halinde “Oyuncunun Projektörle İmtihanı!” adıyla size sunuyoruz. Bakalım, bir oyuncunun gözünden projektör cihazı, oyunlar ve filmler için ne derece verimli? Kullanım rehberi tadındaki bu yazımızda “Oyun oynamak için, büyük ekran tv yerine projektör alınır mı?” sorusunu yanıtlamaya çalışacağız.

 

Projektörün Kullanımı

 

Öncelikle projektörümüzün kullanımıyla başlayalım. Küçük boyutu nedeniyle son derece portatif bir yapıda olan projektörümüzü kullanırken, daha önce projektör konusuna çok tecrübeli olmayan kişiler olarak pek zorlanmadık. Uzaktan kumanda veya kendi üzerindeki dokunmatik tuşlardan kontrol edebildiğimiz cihaz, herhangi bir TV veya monitörden farklı bir mantıkla çalışmıyor.

 

Projektörün arka tarafında kulaklık ( ses ) , VGA, HDMI ve USB girişleri bulunuyor. Hoparlörler de, arka kısımda yer alıyor.

 

Oyun konsolunuzu veya bilgisayarınızı HDMI üzerinden bağlayıp, eğer seçili değilse menü üzerinden HDMI girdiyi seçip, hemen görüntü alıp, oyunumuzu oynamaya/filmimizi izlemeye başlayabiliyorsunuz. Eğer bilgisayarınızı bağlamak istiyorsanız ancak ekran kartınızda HDMI çıkışı bulunmuyorsa, VGA kablo aracılığıyla da projektöre görüntü verebilmeniz mümkün.

 

Bağlantılarımızı tamamladıktan sonra, şimdi geldi projektörü konumlandırmaya. Merak edenler için hemen belirteyim, projektörü verimli bir şekilde kullanmanız için herhangi bir perdeye ihtiyacınız yok! En azından piksel avcılığı yapmayacaksanız, arkanıza yaslanıp, oyun oynayacak veya film izleyecekseniz, düzgün alçılanmış beyaz renkli bir duvar işinizi fazlasıyla görecektir. Projektörü tavana asmanıza veya görüntüyü yansıtacağınız duvardan çok uzağa koymanıza da gerek yok. Biz evimizin salonundaki yarım metre yüksekliğinde olan sehpanın üzerine koyduğumuz cihazı, yansıtacağımız duvardan 2 metre uzağa çekerek 1.4 metre genişliğinde kaliteli bir görüntü elde edebildik. Bu mesafeyi, evinizdeki boş alana göre arttırıp, azaltabilirsiniz. Ancak sadece projektör kullanmak için  evinizde ekstra bir düzenleme yapmanıza, cihaz için ayrı bir platform hazırlamanıza gerek yok.

 

Net çıkması bakımından gündüz çektiğimiz bu resimde, görüntü biraz soluk gözükse de, gündüzleri bile oynanabilir seviyede bir görüntü elde edebiliyoruz. Ancak tabiki karanlık ortamdaki keyfi vermiyor!

 

 

Camera, Action!

 

Bağlantılarımızı tamamladık, şimdi koltuğumuza kurulma zamanı. Referans olması açısından, yukarıdaki resimde yer alan görüntü boyutuyla 4,5 – 5 metre uzaklıktan her türlü spor, yarış, dövüş vb. oyunları oynayabiliyor, film seyredebiliyorsunuz. Ancak biraz daha görüntüye hakim olmanız gereken FPS türündeki oyunlarda, görüntüye biraz daha yaklaşmanız gerekebiliyor. Yanınıza projektörün uzaktan kumandasını aldığınızda, yerinizden kalkmadan ses ve görüntü ayarlarını yapabiliyorsunuz. Böylelikle koltuğa yayılarak maksimum seviyeye çıkardığınız oyun oynama keyfiniz bozulmamış oluyor.

 

Test ettiğimiz projektör, LED aydınlatmalı Full HD bir üründü. Bu haliyle herhangi bir Full HD LCD televizyondan görüntü kalitesi anlamında bir eksiği kesinlikle bulunmuyor. Uzun süre büyük ekran TV karşısında oyun oynamış bir oyuncu olarak, görüntü kalitesi konusunda tam anlamıyla tatmin olduğumu söyleyebilirim. Yani projektörlerin, Full HD bir TV kalitesinde oyun oynatamayacağını düşünüyorsanız, büyük bir yanılgı içindesiniz!

 

Ülkemizde de birçok futbol tutkunu, büyük ekran TV’leri veya projektörleri sadece futbol maçı izlemek için alabiliyor. Peki büyük ekranda futbol oynamak nasıl oluyor?  Son 3 Fifa oyununu, konsolda, nispeten büyük ekran TV karşısında oynayan birisi olarak, projektörün yaşattığı keyifi bugüne kadar asla yaşamamıştım. Büyük görüntü sayesinde hem oyun içi radardan en iyi şekilde yararlanabiliyor, hem de sahadaki boş alanları, yapılan ara koşuları, savunmanın arkasına sarkmaya çalışan rakip oyuncuları daha rahat bir şekilde görebiliyor, oyunu tam istediğimiz şekilde kontrol edebiliyoruz.

 

 

Test için oynadığımız diğer oyun ise bir boks oyunu : Fight Night Champion. Grafik bakımından konsollardaki en iyi boks oyunu sayılabilecek Fight Night Champion da büyük ekranda bir harika oluyor. Oyunun o karanlık çehreli ringlerinde, sert yumruklarımızdan sonra rakibimizin yüzünden sıçrayan kanları rahatlıkla seçebildiğimizden, atmosfer bizi içine çektikçe çekiyor.  Bu gazla geçen sene bitirdiğim oyunun kariyer modunu, tekrar baştan başlayıp bitirdiğimi  de eklemek isterim.

 

Fight Night Champion’dan bir kare. Resimdeki hafif blurluğun sebebi karanlık bir ortamda resmi çekmemden kaynaklanıyor.

 

Araba yarışı oyunlarını denemeden olmaz! Büyük elektronik mağazalarında zaman zaman dev ekranlarda görüp, test etme şansı bulamamıştım. Uzak bir mesafeden koltuğa kurularak oynamak büyük bir keyif. Ama esas işi keyifli kılan kokpit kamerası. Önceleri önümü görmekte zaman zaman zorlandığımdan dolayı kokpit kamerasını pek fazla kullanmayan biri olarak, büyük ekran görüntüde, kokpitten çıkmak istemedim. Forza 3’te araçların kokpit yapısı her ne kadar çok detaylı olmasa da, baştan sona kokpit kamerasından götürdüğüm yarışlardan müthiş keyif aldım. Başta da söylediğim gibi spor oyunları olsun, yarış oyunları olsun, ekran boyutu büyüdükçe kesinlikle aldığımız keyfimiz artıyor ve oyunu oynamamız kolaylaşıyor.

 

Ancak FPS gibi ekstra dikkat isteyen oyun türlerinde, büyük ekranlar çoğu zaman oyuncular tarafından tercih edilmiyor. Bunun sebebi de çok açık. Küçük ekranda odaklanmak çok daha kolayken, büyük ekranda odaklanıp konsantre olmak çok daha zor bir hal alıyor. Projektörümüzde FPS oynarken yine keyifli vakit geçiriyoruz ancak işin online kısmına geldiğimizde maalesef başarılı skorlar elde etmemiz pek mümkün olmuyor.

 

Oyun içi görüntü kalitesini videoya çekmeye denediğimizde, karanlık ortam nedeniyle videoda çok iyi bir sonuç alamadık. Ancak yine de kısa bir videoyu sizlerle paylaşıyoruz :

 

[youtube height=”HEIGHT” width=”WIDTH”]http://www.youtube.com/watch?v=wQ3ceQRUND4[/youtube]

 

 

Unutmadan söyleyeyim, oyunları projektörden oynamaya başladıktan sonra, gözünüzün tam olarak alışması 10-15 dakika civarı bir vakit alıyor. Yani ilk başlarda her büyük ekranın başına geçtiğinizde olduğu gibi, tam olarak verimli şekilde oyuna başlamanız için ufak bir alışma süresi var.

 

Gelelim filmlere. Genellikle film adları film tutkunlarıyla anılan projektörler, gerçekten de film konusunda TV’den çok daha iyi bir deneyim yaşatıyor. Bunun nedeni belki içimizdeki o psikolojik “sinema” atmosferi olabilir ancak, projektörden izlenen HD bir film, televizyonda izlenen bir filmden kesinlikle daha çok keyif veriyor. Odanızdaki bilgisayarınıza rahatlıkla bağlayabildiğiniz projektörü, boş bir duvara yansıttıktan sonra, ışıkları kapatıp, yatağa kurulmanın keyfi paha biçilemez! Eğer yakınınızda bir bilgisayar yoksa çok sorun değil. Zira projektöre USB üzerinden harici harddisk veya flash bellek bağlayıp, onun üzerinden de film izleyebiliyorsunuz. Altyazı desteğinin de bulunduğunu, filmleri benim gibi orijinal diliyle izlemeyi sevenlere iyi bir haber olarak ekleyeyim.

 

 

Ürünün görüntü kalitesini bu kadar övmüşken, ses konusundaki zayıflığından da unutmadan bahsedelim.  LG PB60G’nin üzerinde bulunan hoparlörleri, oyun veya film deneyimleri için yetersiz kalıyor. Ancak bunun sebebi muhtemelen ürünün kendi boyutunun zaten küçük olması. İyi bir ses kalitesi, daha büyük bir cihaz boyutunu da beraberinde getireceğinden, ürünün küçük boyutu bozulmak istenmemiş.

 

PB60G gerçekten çok küçük! Çantanıza koyup rahatlıkla bir başka yere götürebilir, oyun keyfinizi gittiğiniz yere taşıyabilirsiniz.

 

Eğer bir oyun veya eğlence odası yapıyorsanız, orta seviye bir ses sitemi işinizi görecektir. Biz testlerimizde yaklaşık 7-8 yaşındaki bir Creative 5+1 ses sitemi kullandık ve çok iyi sonuçlar aldık. Projektörü sabit olarak kullanacaksanız, 5+1’e gücünüz yetmese de en azından 2+1 bir ses sistemi kullanmanız eğlencenizi daha da arttıracaktır. Fakat mevcut haliyle de sesi bir oyun tutkununu tatmin etmeyecek olsa da, hiç duyulmayacak seviyede veya anlaşılmayacak derece kalitesiz değil.

 

Genel anlamda, bir projektör cihazı, evinizdeki televizyonun yaptığı birçok şeyi yapabiliyor. Üstüne üstlük belli oyun türlerinde birçok avantajı beraberinde getiriyor. Dilerseniz oyun oynayabildiğiniz, dilerseniz film izleyebildiğiniz, dilerseniz de TV üzerinden maç izleyebildiğiniz bu küçük boyutlu ürün, birçok ihtiyacınıza rahatlıkla karşılık verebiliyor. Boyutunun getirdiği taşınabilirlik artısı da onu evin içinde bir oraya bir buraya götürüp getirmenizi kolaylaştırıyor.

 

 

Yakın zamanda, sadece oyun oynamak için bir TV almayı planlıyorsanız, bence planlarınızı biraz daha gözden geçirin. Zevkler ve tercihler tartışılmaz tabiki ancak en azından herhangi bir projektör üzerinden oyun oynayarak, bu tecrübeyi de yaşadıktan sonra fikrinizi netleştirin. Yoksa yeni TV’nizi aldıktan sonra, herhangi bir yerde projektör üzerinden oyun oynayıp, pişmanlık yaşamanız işten bile değil!

 

Bu dosya konumuzda, bir oyuncunun gözüyle, tarafsız projektör cihazından oyun oynamanın artılarını ve eksilerini sizlere aktarmaya çalıştık. Bununla birlikte hali hazırda merak edileceğini düşündüğümüz soruları da yanıtlamaya özen gösterdik. Yazıda belirttiğimiz konular dışında herhangi bir sorunuz olursa yorum olarak yazıya iliştirin, elimizden geldiğince cevaplamaya çalışalım. Bir sonraki dosya konusunda görüşmek üzere!

 

You might also like More from author

Comments

Yükleniyor...