Papo & Yo İncelemesi

OG-site-YT-banner

İlk başlarda çocukca bir oyun gibi görünse de Papo & Yo, perde arkasında beslediği dram hikayesiyle günümüzün en üzücü sorunlarından birini ele almış.

pygiris

Miniority tarafından yapılan Papo & Yo 14 Ağustos 2012’de PS3, 18 Nisan’da ise PC oyuncularıyla buluştu. Oyunda multiplayer modu bulunmuyor, bu yüzden sadece single player modunda oynayabiliyoruz. Üçüncü şahıs bakış açısı ile oynanan Papo & Yo puzzle, macera ve fantazi türlerinin tadını oyuncularına hissettirebilen başarılı bir yapım olmuş.

pymanzara8

Alkolik babasının sert davranışlarından, şiddetinden kurtulmak için evden kaçan Quico’nun hayal gücü müthiş denilebilecek bir seviyede. Quico, bulunduğu her yeri büyülü bir hayal dünyasına çevirebiliyor. Biz Quico ve yoldaşı Lula ile bu büyülü dünyada, korkunç ve büyük bir canavara benzettiği babası ile bazen iyi, bazen de kötü şartlar altında beraberce maceramızı sürdürüyoruz.

pyanaekran

Oyuna girdiğimizde ilk olarak siyah bir ekranda beyaz yazılı klasik seçeneklerimizle ( Yeni Oyun, Ayarlar, Çıkış vs. ) görüyoruz. Aradan bir kaç saniye geçmiyor ki altta tek, çift,  3’lü, 4’lü, 5’li ve daha fazla sayıda bulunan, zıplaya zıplaya karşıya geçen beyaz kurbağa grupları ile karşılaşıyoruz.

“Options” kısmından ses, grafik ve kontrolleri kendinize göre istediğiniz şekilde ayarladıktan sonra Papo & Yo’ya başlayabiliriz demektir.

pyyazi

İlk olarak bir yazı çıkıyor karşımıza ve ardından küçük kapalı bir odacıkta buluyoruz kendimizi. Quico köşeye geçmiş ve oyuncak robotuna korkmuş bir şekilde sıkı sıkı sarılmaktadır. Kapıdaki aralıklardan kocaman korkunç bir canavar, korkunç sesler çıkartarak geçmektedir. Bir anda bir ışık beliriyor duvarda. Quico bu beliren ışığın içine atıveriyor kendini ve aniden sokakta buluyoruz kendimizi ve oyun başlıyor.

pypuzzle

Oyunda birçok değişik puzzle bulunmakta. Mesela bir ipi çektiğinizde, dümdüz duran duvar, çektikçe bir merdivene dönüşebiliyor, bir anahtar çevirdiğinizde evler ayakalanbiliyor, uçabiliyor, dişli yerleştirdiğinizde kapı açılabiliyor, sadece Lula ile açabileceğiniz yerlere Lula’yı yollayarak binaları, bastığınız yerleri farklı yerlere gönderebiliyor, duruş şekillerini değiştirebiliyor ve daha bir çok şey yapabiliyorsunuz. En başlarda çok basit puzzlelar bulunduğu için rahat bir şekilde geçebiliyoruz ama bir yere kadar tabi. İlerledikçe o başlarda karşımıza çıkan basit puzzleları özlüyoruz. Karşımızda alternatifi bol olan puzzlelar olduğundan ilerledikçe daha karmaşık puzzlelar ile karşı karşıya kalıyoruz. Eğer ki olur da bir yerde tıkanırsanız yardımımıza üzerlerinde çeşitli simgeler bulunan yardımcı kutular koşuyor. Bu kutularda bulunan simgeler genel olarak soru işareti olmak üzere, içerdiği konuya bağlı olarak değişik şekillerde de bulunabiliyor. Mesela kutuda anlatılan şey kurbağaların ne işe yaradığıysa, kutunun simgesi kurbağa olabiliyor. Bu kutulara kafamızı soktuğumuzda karşımıza bir resim ve yazı çıkıyor. Sağ veya sol mouse a tıklayarak kutuyu çevirerek bir konunun diğer sayfasına ulaşabiliyoruz. Eğer olur da ne yapacağınızı bulamazsanız kutulara sormayı unutmayın!

pycanavar

Parmakla sayılabilecek bir sayıda olan karakterlerimizden de kısaca bahsetmezsek olmaz tabi. Papo & Yo’nun olmazsa olmaz karakterlerinden biri  en başlarda bize çok yardımı dokunan ve çok iyi görünen dev bir canavar. Göbeğini trampolin gibi kullanarak ulaşamadığımız yerlere ulaşabiliyor, büyük ve ağırlık isteyen şartelleri canavarın yardımı ile açabiliyoruz. Canavarımızın kurbağa yeme gibi kötü bir alışkanlığı var. Kötü alışkanlıktan kastım gerçekten kötü alışkanlık. Kurbağa sonuçta değil mi? Bu canavar kurbağa yediğinde sinirden alev almış, önüne geçen herşeyi yerle bir eden kötü bir canavara dönüşüyor. Nasıl bir sinirse dünyanın bile rengi değişiyor. Bizi yakaladığı anda kaldırıp bir oraya, bir buraya savurup atıyor. Bu durumda ondan olabildiğince uzak durmak zorundayız. Tabi onu sakinleştirmenin de bir yolu var. Normalde sarı renkte bulunan bir meyvenin mavisi. Bu mavi meyveyi veridğiniz anda direkt olarak gidip onu kapıp yemeye başlıyor. Yer yemez yere yıkılıyor ve  toparlanarak kalkıyor. Burdan sonrası herşey yine önceden olduğu gibi masum ve güzel.

pylula

Oyuna bize eşlik eden Lula isminde oyuncak bir robotumuz var. Birçok yerde çeşitli şekillerde yardımcı oluyor. Mesela sırtındaki jetini kullanarak zıpladığınızda sizi kısa bir süre daha havada tutan ve normal şartlarda ulaşamayacağınız yerlere rahatlıkla erişmenizi sağlıyor. Oyunda ona özel olarak yapılmış, sadece onun ulaşabileceği ve açabileceği puzzleları açarak yolumuzda ilerlememiz için büyük bir destek oluyor.

pykiz

Bir de garip bir kız var. Sizi ve canavarı şamana götürmek üzere size öncülük ediyor. En başlarda sinir bozucu biri olsa da açıkcası oyunun ilerleyen zamanlarında bu kızı sevmiştim.

pymanzara0

Papo & Yo’nun oyun içi seslendirmeleri de oldukça başarılı. Ayaklanarak yer değiştiren evlerin çıkarttığı çocukca ayak sesleri ile uçarak yer değiştirdiklerinde çıkan kanat çırpış sesleri ile oyunda bulunan havayı ciğerlerimize kadar çekmemizi sağlayan arkaplan müziği ile ne kadar kaliteli ve ayrıntılı seslendirmeler yapılmış olduğunu ortaya koyuyor. Böylesi büyülü bir hayali dünya için, böyle seslendirmeler olabilirdi zaten ancak.

pymanzara3 pymanzara2 pymanzara

Bir çok ismi bilindik oyunlarda emeği geçen Unreal Engine 3 grafik motoruyla yapılmış olan Papo & Yo oyuncularına sunduğu görsellik ile oyuncularını hiçbir şekilde hayal kırıklığına uğratmıyor. Oyunda ağaçların, binaların, etrafta bulunan diğer nesnelerin gölgelendirmeleri, ışıklandırmaları, fiziksel ayrıntıları Unreal Engine 3’ün gücünü bize tepeden tırnağa çok güzel bir şekilde hissettiriyor. Unreal Engine 3’ün sağladığı imkanlarla Papo & Yo’yu oynayanların, o büyülü dünyasının atmosferini ciğerlerine çekmeleri kaçınılmaz birşey oluyor.

pymanzara pymanzara6 pymanzara5

 

Oyunlarda yeri geldiğinde düşünmeyi, yeri geldiğinde gülmeyi, yeri geldiğinde üzülmeyi seviyorsanız eğer Papo & Yo puzzlelarıyla ve çocukca hikayesinin ardında beslediği bir dram hikayesiyle sizlere tüm bu duyguları tatma imkanı sağlayacak!
İyi oyunlar!

You might also like More from author

Comments

Yükleniyor...