Servet Carey Röportajı

OG-site-YT-banner

Oyun Günlüğü’nde bomba gibi bir röportajla karşınızdayız! Son yıllarda hızla artış gösteren oyun temalı Youtube kanallarını birçok oyuncu bilmekte ve ilgiyle takip etmekte. Biz de bu kanallar arasında en güzel içeriğe ve anlatıma sahip olan kişilerden birisiyle görüşmek ve oyunculuğun, Youtube kanadına da bir göz atmak istedik. Bu doğrultuda Servet Carey‘e röportaj teklifi götürdük. Servet Abi sağolsun bizi kırmadı ve röportaj sorularını yazılı olarak yanıtlamak yerine, yaklaşık 40 dakikalık bir video çekip bize gönderdi. Soruları kendine has uslubuyla videolu olarak yanıtlayan Servet Abi’nin bu jesti bizi çok  mutlu etti! Kendisine tekrardan bu samimi ve sıcak kanlı yaklaşımı için teşekkür ediyor, sözü daha fazla uzatmadan sizi bu keyifli röportajla baş başa bırakıyoruz.

servet carey - oyungunlugu - jpg

 

Sizi tanımayanlar için kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1981 yılında Marsilya’da doğdum. Marsilya’nın bir kıyı kenti olması ve çok fazla kültüre ev sahipliği yapması nedeniyle,  burada birçok kültürü yakından tanıma imkanım oldu. Bir Türk olmama rağmen, oradaki insanlar bana adeta kendi çocuklarıymış gibi davranıyordu. Okula da Marsilya’da başladım. Burada çok güzel yıllarım geçti. Ardından 8 yaşındayken Almanya’ya taşınmak zorunda kaldık. Almanya’da birçok arkadaş edindim, Türk, Alman, Fransız… Sonra 15 yaşımda Türkiye’ye geldim.

Fakat Türkiye’de maalesef aynı güzel şeyleri yaşayamadım, zaman zaman dışlandım. İngilizce ağırlıklı bir liseye başladım. Liseyi bitirdikten sonra, üniversite sınavlarına girdim ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Edebiyat – Psikoloji bölümünü kazandım. Fakat bu bölüme devam edemedim. 2 Yıllık yüksek okul hakkımı, bilgisayar programlama bölümüne giderek kullandım ve bu bölümü bitirdim. 2007’den beri de, 5 ortağımla birlikte yerel bir radyo kanalı işletiyorum. İşimden memnunum, zaman zaman ailemin işlerine de yardımcı oluyorum. İşte Servet abimiz! 🙂

 

Youtube kanalınıza göz attığımızda eski oyunlarla ilgili nostalji tadında videolar çektiğinizi görebiliyoruz ve uzun zamandır oyunlarla haşır neşir olduğunuz tahmin ediyoruz. İlk olarak oyun oynamaya
nasıl ve hangi platform üzerinde başladınız?
Aslında bunu çok net hatırlamıyorum. Atari 2600 veya Commodore 64’le oyun oynamaya başladım. Hatırlayabildiğim ilk oyun ise Zaxxon. Şu anki gençler Battlefield 3, Black Ops 2, Far Cry 3 gibi oyunlara nasıl bakıyorlarsa, bizde o zaman o oyunlara bu şekilde bakıyorduk. Zaxxon’un benim için ayrı bir yeri var.  Zaxxon’dan sonra ise Alex Kidd ve Sonic benim için özel olan oyunlar. Tabiki bunlar dışında da birçok oyun oynadım ama “en güzel” diye sıralamak istediğimde, aklıma ilk bu oyunlar geliyor.

8 Yaşından beri de ayrıca Amiga’nın yanında PC kullanıcısıyım. İlk PC tabanlı bilgisayarım 386DX’ti. 5’25lik dev disklerle olan oyun deneyimim, PC üzerinde de yıllar içinde gelişmeye devam etti. Birkaç yıl Mac de kullanmıştım ama oyun yetersizliği yüzünden bıraktım.

 

Peki bu oyun tutkusu, kendi eğlenceniz olmaktan çıkıp, nasıl bir Youtube kanalına dönüştü? Video çekip paylaşma fikri nasıl aklınıza geldi?

Aslında benim Youtube’ta video paylaşma fikrim başka bir oyun türüyle ilgiliydi. Visual Novel dediğimiz, Japonlara ait ama Japonya dışında da satılan oyunlarla başladı. Ben aynı zamanda Anime tarzı çizimlerden oluşan oyunların da hayranıyım. Kısacası japonlara ait şeyleri seviyorum. Youtube’ta video paylaşma fikri bu şekilde gelişti. Visual Novel incelemelerime de devam edeceğim, bırakmış değilim. Japonya’dan ürün ithal eden bir şirketten izin aldım. Onlarda bana istediğim oyunları gönderiyorlar sağolsunlar.  Bunun dışında incelediğim veya videolarda kullandığım oyunların yapımcılarından veya dağıtıcımlarından izin almaya özen gösteriyorum.

 

Youtube üzerinde, sizin gibi bağımsız olarak, sadece eğlence amaçlı oyun videosu yayınlayan çok fazla kanal mevcut. Ancak birçoğu tabiri caizse terkedilmiş durumda. Bir hevesle başlayıp, birkaç video çekip koyduktan sonra, beklediği ilgiyi göremeyip video yüklemeyi bırakanlar oluyor.Youtube’ta yeni kanal açıp, oyun videoları yüklemek isteyen arkadaşlara başlangıçta ne gibi önerilerde bulunabilirsiniz.

En önemli şey, video yayınlamayı bırakmamak. Genelde bu işleri yapmak isteyenler kanal açıp, video yükledikten sonra, hemen meşhur olacak ve herkes onu izleyecek sanıyor. Fakat tabiki bu şekilde değil. Benim tanıdığım ve uluslarası olarak seyredilen birçok Youtube kanalı var. Bunlar yıllardır bu işi yapıyor, video yüklüyor. Bu işe yeni başlayacak olanların da, en azından 2 yıl boyunca, bıkmadan, usanmadan, sabrederek video yüklemek gerekiyor. En önemli tavsiyem bu.

İkincisi, bence yaşların biraz büyümesi ve seslerin oturması gerekiyor. Küçük arkadaşlarımız kusura bakmasın ama 10 yaşındaki bir çocuğun hem sesi, hem de oyun yorumla mantığı çok gelişmiş olamaz. Adam gibi bir kanal oluşturmak için en azından 18 yaşını beklemeleri gerekiyor.

Yeni kanal açan arkadaşların, insanlara karşı saldırgan olmaması da önemli. Benim videom izlenmiyor diye, daha çok izlenen kanalları küçük düşürmek, aşağılamak ve çamur atmak doğru davranışlar değil. Bunları yapan zaten baştan kaybetmiştir.

Son olarak, biraz “yaratıcı içerik” oluşturmak gerekiyor. Diğer kanallar yaptı diye, aynı oyunları, aynı konuları işlemek mantıklı değil. En az yapılanı, en iyi ve kaliteli şekilde sunmak önemli. Başka bir kanalda x videosu izleniyor diye, hemen x videosu çekmek akıllıca değil.

 

Zaman zaman gerek oyun videoları olsun, gerek başka videolarda olsun, acımasızca kullanıcı yorumları gelebiliyor. Muhtemelen siz de sık sık bu durumla karşılaşıyorsunuzdur. Gereksiz sertlikte veya hakarete kaçan yorumlarla karşılaştığınızda tutumunuz ne oluyor?

Hiç konuşmayayım, hiç cevap vermeyeyim diyorum ama olmuyor. İnternetteki isimsizliğin getirdiği, ” nasıl olsa yakalanmam” cesareti var. 14 yaşında bir çocuktan, afedersiniz ama “ ulan sen kimsin, şöyle yapsana, salak mısın, aptal mısın” gibi mesajlar/yorumlar almak, her insanda olacağı gibi benim de tepemi attırıyor. Mecburen cevap vermek zorunda kalıyorum, çoğunlukla alttan almıyorum. Hele şu sıralar çok abarttılar bu olayı. “Acaba Servet Abi niye böyle yapıyor – Acaba Servet Abi niye bu kadar sinirli?” diyen arkadaşlar olacaktır. 2006’dan beri Youtube’tayım ve birkaç senedir oyun videoları yayınlıyorum. O günden bu güne kadar, kötü izleyici kitlesi beni bu hale getirdi.

 

Türkiye’de oyun sektörüyle ilgili sürekli gelişmeler olmakta. Günümüzde bazı oyunlar artık Türkçe dil desteğiyle çıkıyor. Hatta Xbox 360 gibi, Türkiye e-maili bile kabul etmeyen servisler artık Türkiye’ye önem veriyor. Siz, Türkiye’deki oyunculuğu ve sektörün genel gelişimini nasıl görüyorsunuz?

Türkiye’de bir oyunculuk var, oyuncu var. Ancak Türkiye’de şu anda bir sektör yok.  Crytek diyenler olacaktır ama Crytek bir Türk firması değil. Türkiye’de kesinlikle Crytek yok, eğer burada bir ofis/şube açsa bile, bu Crytek’in Türkiye ayağı olmaktan öteye geçemeyecek. Mount and Blade ve ona benzer birkaç örnek vardır ama bunlar yeterli değil. Mount and Blade çok başarılı bir oyun, ama Türkiye’deki sektörün bir başarısı değil. Bir Türk’ün başarısı ama bu sektöre maledilemez.

Microsoft’un Xbox 360’ı getirmesi, Playstation 3’ün Türkçe oyunlar çıkarması, Türk oyuncular çok güzel gelişmeler. Fakat Türk oyun sektörü gelişiyor mu ondan emin değilim.

 

En çok hangi oyun türünü oynamaktan keyif alıyorsunuz? Favori 5 oyununuzu bizimle paylaşır mısınız?

Adventure, RPG, Strateji ve FPS oyun türlerini severek oynuyorum.

Adventure oyunlarında son zamanlarda The Walking Dead’i beğeniyorum. Monkey Island, Sam & Max’de adventure olarak sayabileceğim oyunlardan. Strateji oyunlarında Civilization benim favorim. RPG olarak Mass Effect, Dragon Age, Fallout serisini severek oynuyorum. Her ne kadar saf RPG değil, FPS-RPG olsalar da güzel oyunlar. Minecraft’ı seviyorum. Yeni çıkanlardan Far Cry 3’de çok iyi. Resident Evil ve Silent Hill’i de unutmamak lazım. Çok fazla oyun var aslında ama şimdilik aklıma bunlar geliyor.

 

Türkiye’de veya dünya genelinde hangi oyun sitelerini ve kanallarını takip ediyorsunuz?

Türkiye’de çok fazla mecrayı takip etmiyorum. Oyun dergilerini almıyorum. Aslında bir kırgınlık var. İyice lakayit davrandıklarını,  oyuncuyla dalga geçtiklerini düşünüyorum ve yaptıkları işleri de beğenmiyorum. Eskiden Gameshow, PC Oyun, Level dergilerini takip ederdim. Çok sıkı bir takipçiydim ama artık uzun bir zamandır dergi almıyorum. İngilizcem var, internetin de imkanlarını kullanıyorum. Gamespot, IGN, Kotaku‘yu takip ediyorum. Bunların dışında Visual Novel’larla ilgili bilgileri alabileceğim anime sitelerini takip ediyorum. Youtube kanalları olarak ta Machinima‘yı ( biraz bozdu o da ), Angry Video Game Nerd ve takip ediyordum. Ayrıca Gamespot ve IGN’in Youtube kanallarını da takip ediyorum. Bu 2 sitenin incelemelerine pek güvenemesem de, oyunlarla ilgili bilgileri ilk onlar verdiği için mecburen onları takip ediyorum.

Oyun incelemeleri için de MobyGames ve MetaCritic‘i takip ediyorum. Bunlar satın alınmamış nadir tarafsız sitelerden.

 

Son olarak eklemek istedikleriniz şeyler var mı? Oyun Günlüğü’ne vakit ayırdığınız teşekkür ederiz.

Oyun kanalı veya oyun sitesi açmayı düşünen arkadaşlara son önerim dürüst olmaları. Firmalar tarafından satın alınmasınlar. Oyun firmaları eğer oyunlar gönderecekse veya bir şekilde destekleyecekse, bunu satın alıyormuş gibi yapmamaları lazım. Sizi prangalarla bağlayıp, kendi istedikleri gibi konuşturmamaları lazım. Oyun sitesi ve oyun kanalı açmak isteyen tüm arkadaşlara bunu tavsiye ediyorum. Doğal ve dürüst olmak en önemli şey.

Oyun Günlüğü’ne teşekkürler. Tekrar görüşmek üzere!

 

Bu enfes sohbet için biz teşekkür ederiz Servet Abi! Umarım yine görüşebiliriz! Servet Abi’nin Youtube kanalını merak edenler, bu adresten kanala ulaşabilir.

 

You might also like More from author

Comments

Yükleniyor...